Besim Atalay:Yazılarımda bîtaraf olmaya çok dikkat ettim

0

Yaptığı pek çok çalışma ile Cumhuriyet devri Türklük bilimine hizmetlerde bulunmuş bir araştırmacı olan Besim Atalay, ‘Bektaşilik ve Edebiyatı’ için “Yazılarımda bîtaraf olmaya çok dikkat ettim; ne Bektaşîlerin ve Bektaşîliğin aleyhine Kâşifu’l-esrâr ve Dâfiu’l-eşrâr sâhibi gibi atıp tuttum ne de Mirâtu’l-mekâ­sıd ve Def‘i’l-mefâsid müellifi gibi Bektaşîleri öğe öğe göklere çıkardım” diyor.

Bir medreseli olarak ilk çalışmalarının dinî konularda olduğunu gördüğümüz Atalay’ın hiçbir zaman klasik bir din adamı olmadığı, bu konuda yazdıklarıyla modern, hatta devrimci bir tutuma sahip olduğu görülüyor. Nitekim çok erken yaşlardan itibaren gönül verdiği Türkçülük düşüncesiyle atbaşı ilerleyen devrimci tutumu, hayatının sonuna kadar tutarlı bir biçimde izlediği bir yol olduğu söylenebilir.

Besim Atalay- Bektaşilik ve Edebiyatı

Atalay’ın Bektaşîlik ve Edebiyatı isimli eseri, onun araştırmacı kimliğiyle, Türkçü-Devrimci kimliğinin bileşkesi diyebiliriz. Atalay bu çalışmayla, hem Türkçe’nin en güzel örneklerinin bulunduğuna inandığı Bektaşî edebiyâ­tını ve bunu ortaya koyan düşünce iklimini incelemiş hem de bir aydın din adamı sıfatıyla, Türkiye’nin önemli sorunlarından biri olarak gördüğü tasav­vufa dair fikirlerini açıklama imkânı bulmuştur. Çalışmanın, yazarın Anadolu’daki gözlemlerini içermesi, üzerinde önemle durulması gereken bir husustur. Çünkü sadece İstanbul’daki Bektaşîliği dikkate alarak yapılacak değerlendirmeler tarikatın bütününü değil, belli bir kısmını anlamakla sonuçlanacaktır. Hâlbuki Atalay’ın çalışması İstanbul, Uşak, İçel’de kaldığı yıllarda burada topladığı malzemelere dayandığı gibi, onun İzmir ve Manisa çevresini de dolaştığını, buradaki Çepniler üzerine verdiği kısa, fakat doğru bilgilerden anlayabiliyoruz.

“Yazılarımda bîtaraf olmaya çok dikkat ettim” diyen Besim Atalay Bektaşilik ve Edebiyatı adlı çalışmasıyla ilgili şunları kaydediyor: “Ne Bektaşîlerin ve Bektaşîliğin aleyhine Kâşifu’l-esrâr ve Dâfiu’l-eşrâr sâhibi gibi atıp tuttum ne de Mirâtu’l-mekâ­sıd ve Def‘i’l-mefâsid müellifi gibi Bektaşîleri öğe öğe göklere çıkardım. İşi olduğu gibi gösterdim; i‘tikâdları, yolları ne ise -kendimden bir şey katmaksızın- yazdım. Muhâkemesini okuyuculara bıraktım; kimsenin akîdesine dokunmadığım gibi bu bâbda okuyucuların verecekleri hükümlere de karışmadım.”

Yorum Yaz

Please enter your comment!
Please enter your name here