Kömürden Vazgeçilebilir mi?

0

Türkiye enerji kaynakları açısından maalesef fakir bir ülke ve tükettiğimiz primer enerjinin %75’e yakınını ithal ediyoruz. 2016 yılı rakamlarıyla Doğal gaz ithalatında yılda 46 milyar m3’le dünya’da 7., kömür ithalatında 36 milyon ton’ladünya’da 7. ve petrol ithalatında 40 milyon tonla dünya’da 12. durumdayız. İthal edilen enerji kaynakları için yılda 40 milyar $’a yakın ödeme yapılmaktadır.

Türkiye’nin kendi kaynaklarına baktığımızda ilk önde linyit kömürü gelmektedir. 16,5 milyar ton civarında linyit rezervi, 1,3 milyar ton civarında taşkömürü rezervimiz vardır. Linyit rezervinin %69’unun kalorifik değeri 2000 kCal/kg’ın altındadır. Yıllık üretim linyitte 60 milyon ton, taş kömüründe 2 milyon ton civarındadır.

Türkiye elektrik santralları kurulu gücü 1970’de 2.234 MW, 2000 yılında 27.261 MW’ken Aralık 2017 sonu itibariyle kurulu güç 85.200MW’a ulaşmıştır. Türkiye kurulu gücü, her 10 yılda ikiye katlanmaktadır. 2018 Şubat ayı sonu itibariyle 86.114,9 MW olan toplamTürkiye kurulu gücünün 27.456,5MW’ı yani %31,9’u hidroelektrik, 23.181,2 MW’ı yani %26,9’u doğal gaz, 18.666,5 MW’ı yani %21.7’si kömür, 6.523,6  MW’ı yani %7.6’sı rüzgar, 1,063,7 MW yani %1,2’si jeotermal ve 3.942,1 MW yani %4,6’sı güneş enerjisine dayalıdır.

Üretimin kaynaklara göre dağılımında belirleyici unsur yağışlardır. Yağışlı sezonlarda %25’leri geçen hidroelektrik üretimi, kuru yıllarda %16’lara düşmektedir. Dolayısıyla kuru yıllarda doğal gazdan elektrik üretimi artmaktadır. 2017 yılına baktığımızda nispeten kuru bir yıl olduğundan hidronun payı %19,8 olmuş ve doğal gazın payı %36,6 olmuştur. Kömürün payı %33, rüzgarın payı %6,9 olmuştur. 2017 toplam üretimi 295,5 milyarkWh olmuştur.

Az önce de belirttiğim gibi 2017 elektrik üretiminin %33’ü kömürden karşılanmıştır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 2017 Bütçesi Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülürken Sayın Bakanımızın konuşmasında belirttiği gibi elektrik üretiminde kömürün payı Çin’de %72,5,  ABD’de %39,5, Hindistan’da %75,1,  Almanya’da %45,4’tür. Bu rakamlara ben de ilaveler yapayım. Polonya %96, Güney Afrika %90, Avustralya %84, Çek Cumhuriyeti %71, Yunanistan %66, Danimarka %52 ve Hollanda %42’dir. Dünya genelinde kömürün elektrik üretimindeki payı ise %39’dur. Uluslararası Enerji Ajansının uzun dönem projeksiyonlarında da kömürün payı büyük ölçüde düşmemektedir ve şu anda %39 olan kömürün payı 2040’da %34 olması beklenmektedir.

Elektrik ihtiyacının 7 gün, 24 saat yani sürekli olduğunu, dolayısıyla rüzgar, güneş gibi kesikli üretim yapan santrallarla birlikte devamlı çalışabilecek baz yük santrallarına ihtiyaç vardır. Kömür kaynakları yeterli olmayan ülkelerin kolayca kaynak çeşitlendirmesi yapabildikleri, çünkü çok sayıda ülkenin piyasaya kömür sunduğu belirtilmelidir.

Evet kömüre temiz bir yakıt diyemeyiz, SO2, NOX, CO2 başta olmak üzere zararlı gaz emisyonları bulunmakta ve yanan kömürün külü atık olarak çıkmaktadır.  Ancak artık tüm kömür santralları kükürt oksit ve azot oksitleri arıtan ve külü tutan tesislerle birlikte yapılmaktadır.  CO2emisyonunu azaltmak içinde daha verimli süper kritik, ultra süperkritik kazanlar kullanılmaktadır. Kazan verimindeki her %1’lik artış, CO2emisyonunu yaklaşık % 2,5 – 3 azaltmaktadır. Bunun da ötesinde çok sayıda ülkede karbon dioksit tutma ve depolama tesisi tasarlanmakta ve prototipleri yapılmaktadır.

Tüm bu gerekçelerle tüm Dünya’da kömür kullanımının devam edeceği açıkça görülebilir.

Yorum Yaz

Please enter your comment!
Please enter your name here