ULUSLARARASI TÜRK-RUS DÜNYASI AKADEMİK ARAŞTIRMALAR KONGRESİ ANKARA’DA YAPILDI

0

İlki Türkiye’de Başkent Ankara’da düzenlenen “Uluslararası Türk-Rus Dünyası Akademik Araştırmalar Kongresi”  bilim insanlarının çeşitli alanlardaki çalışmalarını sunmasıyla gerçekleşti.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (AYBÜ), Ahmet Yesevi Üniversitesi, St. Petersburg Devlet Üniversitesi ve Kazan Federal Üniversitesi iş birliğinde 14-16 Aralık 2018 tarihleri arasında Uluslararası Türk-Rus Dünyası Akademik Araştırmalar Kongresi (UTRAK) AYBÜ ev sahipliğinde düzenlendi.

Uluslararası Türk-Rus Dünyası Akademik Araştırmalar Kongresi (UTRAK) ile tarihsel bağları çok eskiye dayanan Türk ve Rus dünyasında çalışan bilim insanlarını bir araya getiren kongrede Tarih, Coğrafya, İktisat, Sosyoloji, Edebiyat, Arkeoloji,Sanat, Psikoloji, Musiki gibi sosyal bilimlerin tüm alanlarında Türk-Rus dünyasını kapsayan bildiriler sunuldu.

Kongrenin Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Osman Köse, “Birincisini ilk defa burada yapıyoruz. Kongrenin adından da anlaşılacağı gibi Türk ve Rus dünyasındaki akademik ve bilimsel araştırma yapan bilim adamlarını bir araya getirmek istedik. Sadece Türk ve Rus tarihi olarak düşünmememiz gerekiyor; tarih, edebiyat, coğrafya çok değişik alanlarda çalışan bilim insanlarını bir araya getirmeyi hedefledik ve getirdik.Kongreye 200’ün üzerinde tebliğ müracaatı oldu ve 170 -180 civarında da bilim adamı katıldı. Kongreye Türkiye’den ve Türkiye dışından, Türk dünyasından, Orta Asya’daki çok değişik ülkelerden ve Rusya’dan bilim insanları katıldı.Türkiye’de neredeyse üniversitelerin tamamından Rusya ile ilgili çalışanlar özellikle tarih, edebiyat, sosyoloji, psikoloji, değişik alanlarda çalışan öğretim üyeleri bu kongreye müracaat ettiler” dedi.

“Amacımız, ortaya Türk ve Rus dünyasını tanımaya yönelik külliyetli bir eser ortaya çıkarmak”

“Kongrede bu kadar bilim insanını bir araya getirmekteki amacımız, ortaya Türk ve Rus dünyasını tanımaya yönelik külliyetli bir eser ortaya çıkarmak. Geçmiş tarihe baktığımız zaman büyük güçlerin büyük işler yaparken yaptıkları şey, gitmiş oldukları coğrafyaları veya ilişkiye girdikleri coğrafyaları, toplumları,milletleri bilimsel anlamda tanımalarıdır” ifadelerini kullanan Köse,sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün biz maalesef, Rusya ile komşuyuz ama yeterince birbirimizi tanımıyoruz. 20 veya 30 yıldır Rusya ile yakın bir ilişkimiz oluştu. Özellikle son yıllarda bu biraz ivme kazandı ama ne Türkiye ne de Türkiye etrafındaki ülkeler Ruslarla komşu oldukları halde Rusları, Rus dünyasını, Rus kültürünü, Rus tarihini yeterince tanımıyorlar. Bunu Rusya için de söylemek lazım. İki toplum birbirini tanımıyor. Bu anlamda biz Türkiye’de, Türk dünyasında, Rusya’da ve Rus dünyasında Rusya ile ilgili çalışan edebiyat, tarih, sanat, coğrafya, sosyoloji ve değişik alanlarda çalışan, kalemini bunun için oynatan, emeğini bunun için harcayan, alın terini bunun için döken insanları bir araya getirerek böyle bir kongre yapmayı tasarladık.”

“Önyargıları kırmamız lazım”

Köse, bugün Orta Asya’dan Avrupa’nın ortalarına kadar hem Türkiye’yi hem de Rusya’yı ilgilendiren çok geniş bir coğrafya karşımıza çıktığına da işaret ederek şunları kaydetti: “Bunu Türk dünyası olarak da algılamak lazım. Kamçatka yarımadasından Doğu Avrupa’ya kadar Rus dünyası olarak algılamak gerekiyor. Burada iki dünya var. Önümüze böyle bir bilimsel eser çıkacaktır. Gelecekte Türkiye ve Rusya hem toplum olarak hem de devlet olarak ilişkilerimizi geliştirme,güçlendirme ve geleceğe vizyon oluşturma noktasında bu tür bilimsel yayınların,bilimsel araştırmaların çok büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum çünkü bilim bir ışıktır. Bu Işık yolunda gidilecektir. Bu tarz kongrelerin yapılması lazım, Rusya’yı tanımamız lazım, Kafkasya’yı tanımamız lazım, Orta Asya’yı tanımamız lazım. Bu insanların kültürel yapısını, ne yediklerini, ne içtiklerini, ne düşündüklerini, tarihte neler yaptıklarını tanımamız lazım. Tanımazsak zaten bilgi sahibi olmayız. Ön yargıları kırmamız lazım.”

Köse, ön yargıları ortaya çıkarmanın yolunun bilimsel çalışmalar yaparak bunları araştırmak ve yayımlamak olduğunu kaydetti ve hedeflerinin de bu olduğunu bildirdi.

Kongreye katılan ve çeşitli alanlarda sunum yapan bilim insanları ise Özel Haber’e konuşarak şunları kaydetti:

Doç. Dr. Kemale Tahsin Karimova: “Ben 4 buçuk aydır Türkiye’deyim Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nin Rus Dili ve Edebiyatı bölümünün öğretmeni olarak ben düşünüyorum ki bu süre içerisinde birçok katkı sağladık.  Öğrencilerimize de verimli olduk. Burada çok değerli bilim insanlarıyla tanıştık. Sunumlarını dinledim.Türk dünyası için de çok verimli bir kongre oldu. İnşallah gelecek sene de böyle bir kongre düzenlenecek ancak Türk Rus akademik araştırmaları kongresinin ilk defa Türkiye’de Başkent Ankara’da yapılması beni çok mutlu etti. En önemlisi burada birçok bilim insanını bir araya getirdiler. Sunumları Rusça Türkçe İngilizce gibi farklı dillerde de dinleme olanağı sağlandı. Böyle kongre ve sempozyumların yapılması bu ilişkileri daha da iyileştireceğine inanıyorum. Gelecekte de çok büyük faydalar sağlayacak. Türkiye’den Rusya’ya giden bilim insanlarımızın orada Türkçe öğrenimine katkı sağlayacağını düşünüyorum.  Bu gibi kongrelerin daha sık düzenlenmesini isterim.

Doç. Dr. Elena Kraınıuchenko:  “Rusya’da Pyatigorsk Devlet Üniversitesi’nde çalışıyorum orada Türkçe Hocasıyım. Bizim Üniversitemizde Türkçe dili uluslararası ilişkiler bölümünde ikinci ya da üçüncü dil olarak öğretilir. Ayrıca mütercim tercümanlık bölümünde yine Türkçe öğretilir.

Bu kongre uzun zaman önce yapılmalıydı.  Ancak iki yıl önce uçak krizi nedeniyle olmadı. Çok faydalı olduğuna inanıyorum.  Çünkü hem Türkiye’de hem de Rusya’da şöyle bir problem var; insanlar Türkçe üzerine çalışıyorlar, Türkçe grameri üzerine çalışıyorlar ama birbirlerini tanımıyorlar. Mesela komşu üniversitede ne gibi araştırma yapıldığını bilmiyorlar.  Bu gibi kongreler çok faydalı oluyor çünkü bilim insanları birbirleriyle tanışarak bir araya geliyorlar ve bilgi alışverişinde bulunuyorlar. Aynı konu üzerinde çalışan farklı bilim insanlarının birbirlerini tanıması ve yeni projeler gerçekleştirmesi için de büyük avantaj sağlıyor.  

Bizim yaşadığımız bölgede Türkçeye karşı çok büyük bir ilgi var. Biz Kafkasya’da yaşıyoruz.  Kafkasya’da Karaçaylar, Malkarlar, Kumuklar gibi Türk kökenli halklar yaşıyor ve Türkçe ile insanlar ilgileniyor. Maalesef akademik alanda uzmanlar yeterli değil.  Bu gibi kongreler de bu alanlardaki çalışmalara teşvik edici oluyor.”

Dr. Fethi Kayalar: “Akademik dünyamızın ihtiyacı olan bir kongreydi. Bu kongrenin ilkinin Türkiye’de düzenlenmiş olması ve Türkiye’nin bu işte lokomotif olması önemli. Kırgızlarla, Kazaklarla, Kırımlılarla, Ruslarla yapılan bu tür etkinliklerde hep ilk adım Türkiye’den geliyor. Demek ki Türkiye artık akademik dünyada kendine yer edinmeye başlamış.

Faydalarına gelince özellikle bu gün katıldığım oturumlarda en çok dikkatimi çeken konular Rusya’da yaşayan Türk kökenli insanların dil etkileşimi, kültür ve siyasi etkileşimi hakkında hiç azımsanmayacak kadar bilgi sahibi oldum ve hayranlıkla dinledim.  Bu kongrenin devamını da bekliyoruz.

Burada yine Azerbaycan’da, Rusya’da, Ukrayna’da çalışan akademisyen arkadaşlarımızla da tanışma imkânı bulduk ve onlarla da ortak projeler geliştirme noktasında işbirliği yapmak için anlaştık.  20 yıldır kongrelere katılıyorum ve ilk kez böyle kapsamlı, detaylı ve bu alana hizmet edecek bir kongre olarak değerlendiriyorum.”

Doç. Dr. Yıldız Deveci Bozkuş: “Öncelikle bu kongreyi düzenleyen, organize eden, ev sahipliği yapan bütün kurumlara teşekkür ediyorum. Çünkü bu alanda ilk ve tek oldu. Malumunuz son dönemlerde ülkemizde çok çeşitli uluslar arası kongreler yapılıyor.  Özellikle Kafkasya ile Rusya ile ilgili ama genel olarak baktığınızda çok da akademik içeriği olmayan kongreler olduğunu görüyoruz. Fakat buradaki katılımcı profiline baktığınızda bambaşka bir noktada durduğunu söyleyebiliriz. Bundan sonraki çalışmalara da öncülük edeceği kuşkusuz. Ayrıca alanının öncülerinden sayılan HistoryStuudies gibi bir yayının öncülüğünde yapılmış olması da son derece önemli. Yaklaşık 200 bilim insanın katılmasıyla çok verimli bir kongre oldu. Bu tarz kongreler alanın uzmanlarını bir araya getirmesi nedeniyle de bilim insanlarına katkı sağlıyor ve bu çalışmaların önünün açılması gerektiğine inanıyorum.  Çok farklı alanlarda yapılan çalışmalar var ve ilgililer bu çalışmalar basıldığında veya yayınlandığında istifade edecekler.”

Dr. Fethi Kayalar ve Doç. Dr. Kemale Tahsin Karimova

Yorum Yaz

Please enter your comment!
Please enter your name here